ANALİZ: DENİZ DOĞAN
Dünya medyası, Trump’ın “İran diz çöktü, her şey kontrolümde” şeklindeki pembe tablolarını iştahla servis ededursun, sahadaki gerçekler barut kokusunu saklamaya yetmiyor. Bugün 28 Mart 2026. Herkesin dilinde aynı soru var: Trump gerçekten bir diplomatik deha mı, yoksa petrol fiyatları 114 dolara dayandığı için el frenini çekmek zorunda kalan bir siyasetçi mi?
MANŞETLERİN ARDINDAKİ SİSLİ GERÇEK
Batı merkezli ajanslarda “İran’ın füzeleri bitti, komuta zinciri felç oldu” haberleri uçuşuyor. Ancak bir gazeteci gözüyle baktığımızda, dün gece Tel Aviv semalarında patlayan hipersonik füzeler bu tezi kökünden sarsıyor. Eğer bir tarafın cephanesi gerçekten tükenseydi, karşı taraf “6 Nisan’a kadar bekliyorum” diyerek on gün mola vermez, işi orada bitirirdi. İran, füzelerini o meşhur “Yeraltı Şehirleri”nde saklamaya devam ediyor ve Trump’ın bu on günlük “mühleti” aslında bir barış teklifi değil, her iki tarafın da birbirinin boğazına çökmek için aldığı son derin nefesten ibaret.
PETROLÜN ATEŞİ TRUMP’IN ELİNİ YAKIYOR
Trump’ın geri adım atmadığını iddia edenlere sormak lazım: Madem İran bu kadar çaresiz, neden enerji tesislerini vurmak için 6 Nisan bekleniyor? Gerçek şu ki, ABD ekonomisi 200 dolarlık petrol senaryosunu göze alamaz. İran, Hürmüz Boğazı’nı hala bir şah damarı gibi elinde tutuyor. On petrol tankerine geçiş izni verilmesi bir teslimiyet değil, Trump’ın elindeki “topyekün savaş” kozunu masada eritmek için Tahran tarafından atılmış kurnazca bir yemdir. Trump reklamını yapıp “müzakereler harika” dese de, Tahran tarafı henüz masada kimsenin olmadığını fısıldıyor.
6 NİSAN SABAHI: KIYAMET Mİ, YENİ BİR DÜNYA MI?
İran’ın lider kadrosunun ağır darbeler aldığı su götürmez bir gerçek. Fakat Pers devlet geleneği tek bir adama endeksli değildir. Aksine, dışarıdan gelen bu devasa baskı Tahran koridorlarında “nükleer doktrini değiştirme” yani atom bombasını sahaya sürme fikrini hiç olmadığı kadar meşrulaştırdı. Trump bugün zafer tweetleri atarken, Pentagon’un karanlık odalarında İran’ın petrol kalbi Hark Adası’na yapılacak bir kara harekatının kaç bin tabuta mal olacağı hesaplanıyor. Kimse kanmasın; bu sessizlik bir barışın müjdecisi değil, tarihin en büyük enerji savaşı öncesi safları sıklaştırma hamlesidir.



