Özel haber/ Deniz Doğan
BU KADARINA DA PES: KAMUOYU ADINA SORUYORUZ, BU NASIL BİR CESARET?
Türkiye genelinde hileli gıda haberlerine sıkça rastlasak da, İzmir’in Selçuk ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın resmi kayıtlara göre tam 82 kez aynı gerekçeyle ifşa edilmesi artık “şaka gibi” dedirten bir boyuta ulaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sadece 3 gün önce güncellediği listede yer alan bu vahim veriler; Selçuk’un kalbinde dönen bu devasa çarkın ve sergilenen “hayret verici cesaretin” kaynağını sorgulatıyor.
BİR FİRMA RESMİ KAYITLARDA NASIL BU KADAR İLERİ GİDEBİLİR?
Bakanlığın taze verileri, sadece bir uygunsuzluk meselesini değil, adeta bir “sistem” hatasını gözler önüne serdi. Bizim topraklarımızda, İzmir Selçuk merkezli faaliyetlerini sürdüren ve İLCEMİZİN EN YÜKSEK NÜFUSLU, MERKEZ NOKTASINDAKİ O ‘CM’ BÖLGESİNDE üretimini devam ettiren SSC GRUP TARIM ZEYTİNYAĞI firması, tam 82 defa ifşa edilerek resmi kayıtlarda kırılması zor bir rekora imza attı. Profesyonel bir bakış açısıyla süreci analiz ettiğimizde; karşımızdaki tablonun basit bir hata değil, bakanlık raporlarına da yansıyan sistematik bir süreç olduğu görülüyor.
46 MARKA İLE KURULAN ALGI OPERASYONU
Resmi veriler, bu firmanın tek bir isimle değil, tam 46 farklı marka ismiyle geniş bir ağ kurduğunu kanıtlıyor. Raflarda “Ayvalık”, “Ege”, “Köy Ürünü” gibi hepimizin güven duyduğu o etiketlerin arkasına saklanarak, aslında Selçuk’un adını ve zeytinyağımızın asırlık saygınlığını kullandıkları görülüyor. Bakanlık tarafından halkın sağlığıyla oynadığı gerekçesiyle listeye alınan bu işletmenin, her ifşanın ardından nasıl olup da yeniden piyasaya sızabildiği ise kamuoyu adına sorulması gereken en temel sorudur.
SELÇUKLU OLMAK SORUMLULUK GEREKTİRİR
Doğup büyüdüğüm bu ilçede; kendi hemşehrimizin sofrasına giren ürünlerle ilgili bakanlık tarafından ortaya konan bu vahim tabloya sessiz kalmamız mümkün değildir. Bizim görevimiz; resmi makamların sunduğu bu taze verileri analiz ederek halkımıza sunmak ve sağlığımızı koruma noktasında sarsılmaz bir duruş sergilemektir. Bakanlık bu skandalı 3 gün önce ifşa etti; biz de DNZ Haber olarak bu sürecin yereldeki etkilerini ve halk sağlığını en ince ayrıntısına kadar takip etmeye devam edeceğiz. Kendi ilçemizde üretilen her ürünün içeriğini bilmek ve soframızı korumak en doğal hakkımızdır.
KAMUOYU ADINA SORUYORUZ:
Devletin resmi kayıtlarına 82 defa “suçüstü” olarak giren bu tabloda; sadece para cezaları yeterli mi? Halk sağlığını hiçe sayan bu sistematik süreçte; emniyet ve adli makamların daha caydırıcı yaptırımları ne zaman devreye girecek?
Anayasal “sağlıklı yaşam hakkımız” gereği; yetkilileri sadece kağıt üzerinde kalan cezalarla değil, vicdanları rahatlatacak hukuki adımlarla göreve davet ediyoruz.



