Şirince’nin en işlek sokağında, 1957 yılında Melek ve Kazım Şar ailesi tarafından büyük bir umutla bağışlanan tarihi bina, bugün dökülen sıvaları ve moloz yığınlarıyla adeta “sessiz bir çığlık” atıyor.
BU MANZARA EMANETE SADAKATLE BAĞDAŞIYOR MU?
İçerideki tablo tam bir dram… Tozlu raflarda ve rutubetli duvarlarda kaderine terk edilmiş Atatürk portreleri, dilsiz birer tanık gibi duruyor. Sormak hakkımız: Meydanlarda “Ata’nın emanetçisiyiz” diyenler, kendi mülkiyetlerindeki bu mirası neden bu hale düşürdü? Bir vasiyete ve bağışçıların aziz hatırasına sahip çıkamayanların söylemleri, bu harabenin altında kalmıyor mu?
ŞİRİNCE’NİN RUHU CEVAP BEKLİYOR
Siyaset sadece söz değildir; emanete sahip çıkmaktır. Şar ailesinin mirasına ve Şirince’nin ruhuna yapılan bu ilgisizlik, gazetecilik görevimiz gereği tarihe not düşülmüştür.
Deniz Doğan



