Haber/ Deniz Doğan
Selçuk Belediyesi’nin mülkiyetindeki zeytinlikler ve ticari arsaların satışa çıkarılmasına dair resmi ilanları tek tek inceleyip resmi verileri analiz ediyorum. Bir gazeteci ve bu kentin bir evladı olarak, kamuoyuna şeffaf bir tablo çizmek ve belediye yönetiminden açıklama beklemek görevimdir. Sorum basit ama kritik: “Bu süreçte izlenen strateji nedir ve elde edilecek gelirin hedefi ne?”
TARİHLER VE RAKAMLAR MASADA
Belediyenin kendi sitesinde yayımladığı tüm ihale ilanlarını detaylıca analiz ettim. Yarın (14 Nisan) Şirince ve Havutçulu’daki kiralama ihaleleriyle başlayan hareketlilik, 21 Nisan’daki taşınmaz satış operasyonuyla devam ediyor. Acarlar’daki 12 dönümlük zeytinlikten Selçuk merkezdeki arsalara kadar her bir parselin ihale saatini ve muhammen bedelini bizzat takip ediyorum.
VİZYON MU, ZORUNLULUK MU?
Resmi verileri analiz ettiğimde şu soru aklıma geliyor: Türkiye genelinde turizm geliri olmayan veya Efes gibi küresel markalara sahip olmayan pek çok belediye, sadece öz kaynaklarıyla hizmet üretip ayakta kalabilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca belediyelerin taşınmaz satışı ve kiralaması yetkisi vardır; ancak bu işlemlerin encümen kararıyla ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine göre şeffaf bir şekilde yürütülmesi zorunludur. Bir Selçuklu olarak soruyorum: Bu değerli zeytinliklerin ve arsaların neden satışa çıkarıldığına dair net bir vizyon var mı, yoksa bu bir mali zorunluluk mu?
MALİ KRİZ İDDİALARI VE KAMUOYU BEKLENTİSİ
Kamuoyunda aylardır konuşulan “işçi maaşlarının ödenememesi” ve “esnaf borçları” gibi konular, bu satışların arkasındaki gerçek motivasyon olabilir mi? Resmi verileri analiz ettiğimde 21 Nisan’daki ihalelerden gelmesi beklenen milyonlarca liranın; Selçuk’un geleceğine yapılacak yatırımlarda mı kullanılacağı yoksa mevcut borçların ve nakit sıkıntısının giderilmesinde mi değerlendirileceği henüz net değildir. Bu hususta belediyeden somut bilgiler bekliyoruz.



